Bugün 3,9 milyar insanın kentlerde yaşadığını biliyoruz. 2050 yılına kadar ise bu rakamın 6 milyara çıkacağı, yani gelecekte dünya nüfusunun yüzde 62’sinin kentlerde yaşayacağı tahmin ediliyor. Bu durumda kentleşmenin iklim değişikliği üzerindeki etkileri neler olabilir? İstatistikler bize küresel ölçekte çok önemli bir kırılmanın yaşandığını gösteriyor. Türkiye’deki yansımalarının ise ciddi ve büyük ölçekte olduğunu biliyoruz. Sorunuz … Continue reading
Pomi 199+ için bir önsöz istendiğinde, sessiz üretkenliğini yakından olamasa da dikkatle takip etmeye çalıştığım meslektaşım Levent Şentürk’ün sözlü olarak paylaştığı kısa bilgi dışında, kitapla ilgili derinlemesine bir farkındalığımın olmadığını itiraf etmeliyim. Basılmaya yüztutmuş, Şentürk’ün yürüttüğü stüdyo çalışmalarını daha geniş bir kitleyle paylaşılmasını öncülleyen ve fakat kendi meşrebince mevcut kabullerin üstüne çıkmaya çalışan, ya da … Continue reading
Cumhuriyet tarihinin yakın dönem sivil kalkışması 2013 tarihli Gezi olaylarıdır: İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, Türkiye’yi yatayda örgütleyen, kolektif olmakla birlikte alışageldik hiyerarşik yapılanmalardan hem içerik hem de format olarak ayrışan bu hareketin nedenleri ve sonuçlarını ısrarla masaya yatırmaya devam ediyoruz. İktidarın kabul ve eylemlerine başat çevreci bir söylem üretmesinin ötesinde, 1980’li yıllardan beri … Continue reading
1919-1933 yılları arasında işlevini üç ayrı şehirde -Weimer, Dessau, Berlin- sürdürmek zorunda bırakılan ve fakat etkisi günümüze değin farklı coğrafyalarda süregelen Staatliches Bauhaus’un Modern Mimarlık tarihyazımındaki yeri hepimizin malumu; Bauhaus’un kuruluşunun 100. yılı gerekçesiyle neredeyse festiv bir niteliğe dönüşen akademik programlar, “yapı okulu”ndan çok daha fazlasını imleyen bu paradigmatik oluşumun arka planında, Modern Mimarlık üretiminin … Continue reading
“Toplumsal ve iktisadi anlamda inkişaf ettiğimizin fantazmagorik hülyasıyla, TOKİ’nin bedeninde can bulan siyasi iktidar-sermaye ortaklığının nelere kadir olduğunu gün-be- gün müşahade ediyoruz. Kuzey Suriye’de sürdürülen vekalet savaşlarının ortasında sözü edilen bahçeli konutlar TOKİ’nin marifetidir; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde cereyan eden yıkarak-yapma sürecinin galibi de TOKİ’dir. Örneğin, Diyarbakır Suriçi’nde yer alan kadim yerleşkeye başat, sözüm ona … Continue reading
ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde açılan bir lisansüstü tasarım stüdyosunun ve orada ele alınan kentsel mimarlık olgusunun düşünsel arkaplanı üzerine kısa bir değimi. Türkiye mimarlığının kamusal bir kimlik kazanamadığı savı, kendisini artık tüketmeye yüz tutmuş toplumsal bir söylem olarak, gündelik hayatımızın tüm detaylarında temsili karşılığını bulur. Ancak, mimarlığımıza ilişkin kuram ve uygulamaların, “resmi kamusal” ve “sivil kamusal” … Continue reading
Mimari üretim sürecinde var olduğu savlanan düşünsel ve politik çatışma, yani doğa ile kültür arasındaki gerilim, düşünsel anlamda kaynaklarını karşıtlıklar ve kutuplaşmalara dayanan Batı felsefesinden alır. Bu çatışma, gerçekte antroposentrizm, insan merkezli bir düşünce ile biyosentrizm, doğa kaynaklı bir düşünce sisteminin açılımı olarak da değerlendirilebilir. Güven A. Sargın: Konumuz mimarlıkta doğa ve çevresel tasarım üzerine. … Continue reading
Postendüstriyel dünyanın mekân üretim ve kullanım sorunsalları bağlamında Bodrum, Gümbet’te bir okuma ve irdeleme Jameson’a göre, postendüstriyel dönüşüm, “yeni pazar”ın yapısı ve istekleriyle ilgili bir süreçtir; ancak, “pazara duyulan [sınırsız] arzu, her zaman politik bir sorun olmuştur”.[1] Pazar tabanlı “söylemler”, aynı zamanda, hegemonik bir mücadele biçiminin en temel ve can alıcı parçasıdır: “kapitalist büyüme ve … Continue reading
Modern mimarlığın yalın bir eleştirisiymişcesine gündemi işgal eden “yer” kavramı, bazı yazarlarca var olduğu savlanan “yerin özgürleştirici niteliği” veya “yerin ruhuna” göndermeyle, kent ve coğrafi mekân ölçeğinde de geçerliliğini ısrarla sürdürüyor.[1] Ancak, yakın dönem söylemlerin, çok daha farklı bir mecraya çekildiği “yer”in, kapitalizme “atıfla” ve “post-ultra-super-modernizm” benzeri tanımlamalarla, tekrar sınanmaya çalışıldığı da bir gerçek.[2] Hiç … Continue reading
Endüstrileşen, kapitalistleşen dünyada keskin bir karşıtlık içinde tanımlanan kır- kent ilişkisi, Kropotkin, Howard ve Nolen tarafından farklı bir denkleme dünüştürülür: Kent kırsalın içinde çözülecektir. Kentsel ve sosyal planlamanın öncü isimlerinden Ebenezer Howard, paternal söylemlerden uzak ve görece anarşist bir sapkınlıkla, dönemin egemen kent tasarlama biçimlerine karşı durur.[1]Howard’a göre, yaşanan kentsel çöküntü ve kırın çözülmesi, … Continue reading
Kent, kır ve ekoloji arasında çok-boyutlu ancak gizil bir alan yer alır. Özdeş (symbiotic) bir ilişkiyi içeren bu alan, farklı ideolojilerin meşruiyet kazanma süreçlerini de temsil eder. Böylesi bir alanın ulusal ve uluslararası ölçekte ve kentsel tasarım bağlamında sorgulanması, dosyamızın çıkış noktasını oluşturmaktadır. İdeolojik bir tercihi üreten kent-kır ilişkisine dair söylemler, gerçekte, özne ve çevre … Continue reading
Hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Sn. Başkan, bir önceki oturumda zamanı doğru kullanabilmek adına kendi yorumlarımı saklı tuttuğumu belirtmiştim. Dolayısıyla, izin verirseniz kısa bir süre içinde görüşlerimi toparlamak ve sizlerle paylaşmak isterim; önceki oturumlarda yer alan konuşmacılara bazı sorularım da söz konusu olacak; eğer hâlâ aramızdalarsa. Öncelikle birinci konuşmaya, Sn. Şengül tarafından yapılan tematik … Continue reading
Neoliberal siyasete takılı ilerleyen geç dönem kapitalizmin bir sıkışmışlık hali içerdiği herkesin malumu; öte yandan bu sıkışmışlık, tarihsel bağlamından tamamen koparılan sözde liberal siyaset ve onun ideolojik vasıtalarından uzaklaşacağımızı müjdelemiyor. Tam tersine, liberalizm felsefi köklerine ters düşmeyi göze alarak, sığ sağ siyaset ve muhafazakarlığın köktenci kodlarına sıkı-sıkıya daha fazla sarılıyor; neoliberalizmi şiar edinen iktidar[lar] ise … Continue reading
Merkez-çeper ikililiğinin bütünüyle yeni bir kavramsal açılıma işaret etmediğinin farkındalığı ile, günümüz koşullarını içine alacak biçimde ve farklı veçheleriyle konumlandırılmasında yarar bulunmaktadır: Çünkü, merkez ve çeper arasında süregelen gerilimin, 1960’lardan bu yana biçimlenen bir düşünsel yapısı olduğu bilinmekle birlikte, küresel sermaye hareketlerine bağıl yeni eklemlenmeler söz konusudur. Bu noktada, kısa metnimizi dört varsayım üzerinden temellendirmek … Continue reading
Marks’ı sosyal ve politik tarihçi sıfatıyla ünlendiren başyapıtı hepimiz biliriz: 1851-1852 yılları arasında kaleme aldığı “Louis Bonaparte’ın 18. Brumaire’i” (The Eighteenth Brumaire of Louis Bonaparte), 1851 coup d’éta’sına ilişkin çarpıcı bir tahlil içerir; özellikle bu süreç zarfında yer tutan siyasi özneler üzerinden, tarih yazımına ilişkin ilginç saptamalarda bulunur. Sol gelenek içerisinde bir tür milat kabul … Continue reading
Türkiye bağlamında kendisini yakın zamana kadar seküler siyasetin önemli bir ajanı olarak gören Türkiye akademyasının ve onun üretimi mimar-öznenin, dini yapılara bir tasarım sorunsalından çok tasarım ve/veya mimarlık tarihinin nesneler dünyasını yapan arketiplerden birisi olarak yaklaştığı kısmen de olsa savlanabilir. Bu tür bir yaklaşımın ardında, kendi mecrasında dahi sorunlar barındıran ve özellikle günümüz koşulları … Continue reading
Ben de herkesi saygıyla selamlıyorum; 20-25 dakika içinde görüşlerimi paylaşacağım. Mimarlar Odası Ankara Şubesinin hazırladığı raporun çok kıymetli olduğunu söyleyerek sözlerime başlayayım; dolayısıyla, emeği geçen herkese yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sadece içerdiği değerlendirme yazılarını değil, yaklaşık 25 yılın özetini ve bir zaman-cetveliyle olayların sıralanması ve kayıt altına alınmasını da çok önemli görüyorum. Bizler herhalde, önümüzdeki dönemlerde … Continue reading
İki yıl önce gerçekleştirilen [11-12 Kasım 2015] Mimarlık ve Eğitim Kurultayı VIII’in ardından benzer bir değerlendirme yazısı kalem almış ve farklı ortamlarda paylaşmıştım. Geriye dönüp baktığımda, “Sömürge/Teslimiyet veya Özgürleşme: Mimarlık Eğitiminde Farkındalık…” başlığı altında tartışmalara katkı sağlamak amacıyla ve biraz da kışkırtıcı bir dille ürettiğim bu kısa metnin, temelde dört önemli konu üzerine yoğunlaştığını … Continue reading
Mesele 1: Savaş/Yıkım/Mekân | Fetih ve Katli Vacip Öteki: Özellikle son bir yıldır maruz bırakıldığımız savaş ortamı ve bunun şehirlerde tezahür eden toplumsal [mekânsal ve sosyal] karşılığını doğrudan örneklemek yerine, ki bunun kitaba katkı koyan diğer yazarlar tarafından çok iyi daha iyi yapılacağından eminim, savaş makinası dediğimiz mefhumun kolektif beden üzerinde oluşturduğu travmayı, Suriçi … Continue reading
Türkiye’de cereyan eden yakın dönem siyasetin marazi yapısına dair sözümüzün olması gerekir: Bu bağlamda, Ankara’ya içkin durumun, küresel anlamda cereyan eden kapitalist koşullara bağıl ne tür mekânsallaşmalara yol açtığına dikkat çekerek ve yeri geldiğinde somut örnekler vererek, özellikle tartışmayı kamusallık ekseninde tutarak ilerleyeceğim. İktidar, güç ve mekân trilojisi üzerine uzun bir süredir ve sistemli bir … Continue reading
Türkiye mimarlık kültürünün önemli bir bileşeni Arredamento Mimarlık dergisinin çağrılısı olarak, kısa bir yazı kaleme almam teklif edildi; arzu edilen metnin saf akademik bir metin ya da satirik bir deneme olup olmayacağı ise, bizlere bırakılmış. Derginin beklentilerini haklı çıkarmak adına, çağrı metninin içeriğinden ziyade kenarından biraz olsun dolaşarak, üst-perdeden ve kendimce eleştirel, bir çift laf … Continue reading
“Our largest meetings are held in the factories. Stage plays and concerts are performed in large factories during work breaks. Thus the factory has become the crucible of Socialization for the urban population; its architecture is not merely the wrapping for a complex of machines but something completely new and different.”[1] [El Lissitzky | … Continue reading
Mimarlar Odamızın 60 yıllık mesleki ve toplumsal mücadelesini masaya yatıran ve fakat geleceğe dair sorunları da tartışmayı amaçlayan seminer dizisinin ilkinde, Ali Artun ve Gülsüm Baydar’ın sunumlarına ilişkin eleştirel bir değerlendirme istendi; öncelikle her iki sunum sonrası, benden talep edilenin çok zor bir görev olduğunu paylaşmak isterim – dolayısıyla, biraz zihin akışı yöntemiyle, konuşmalar sırasında … Continue reading
“Atatürk Orman Çiftliği ve Kaçak Saray mücadelesi kolektif bir emeğin ürünü, herkes bu mücadelenin bir yerinde kendini var etti. Hiç tanımadığımız, kim bilir bir kez bile selamlaşmadığımız, köy kahvelerinde, kent kafelerinde, üniversite kantinlerinde, işyerlerinde, evlerinde, mücadelemizi destekleyenler, bir yolunu bulup bize iletenler var. Sayfaların yetmeyeceği milyonların yüreği var bu süreçte. Kim kendisini bizim yanımızda hissettiyse, … Continue reading
“Ülkemizin bugün içinde bulunduğu durum, sosyo-ekonomik koşullar, gençlik olayları ve öğrenci bunalımları, tüm bir yapısal değişim içinde bulunduğumuzun belirtisidir. Değişmekte olan yapı ile birlikte mimarlık evrimi de farklılaşacaktır. Mimarlık alışılagelenden başka bir biçime bürünmekte, yeni anlamlar kazanmaktadır. Mimarlık hizmetlerinin ülkemiz koşulları ile tutarlılığını sağlamak zorunluluğu sorunlara zaman geçirmeden eğilmeyi gerektirmektedir.” [Yayınlanmış 1969 Mimarlık Semineri Arka … Continue reading
Ellerinde Pankartlar Gidiyor Bu Çocuklar Kalkın Ayağa, Kalkın Gidiyor Bu Çocuklar Bu Pazar, Kanlı Pazar Dert Yazar, Derman Yazar Kalkın Ayağa, Kalkın Gidiyor Bu Çocuklar Bu Meydan Kanlı Meydan Ok Fırladı Çıktı Yaydan Kalkın Ayağa, Kalkın Biz Şehirden, Siz Köyden [Ruhi Su]
BARINMA HAKKI: “Her bireyin, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.” -İNSAN HAKLARI EVRENSEL SÖZLEŞMESİ, MADDE 25 İnsan Hakları … Continue reading
For the last decade, the Advanced Architectural Research Studio at the Department of Architecture, Middle East Technical University of Ankara, has concentrated its efforts on different cities in order to question their underlying problems, from social to physical; and to search for alternative urban design solutions. Relied on the premises of the theory of dialectical urbanism, … Continue reading
The urban transformation of Ankara since the 1980s, as well as the construction of its political cityscape as the new nuclei in the accumulation of global capital, for some can be considered as one of the more striking examples of a universally experienced capitalist spatialization.[1] Here, one may then draw a specific conceptual frame for … Continue reading
The intricate relationship between the cinematic representation of modernist ideologies and their spatial attributes is part of any political program and finds its concrete manifestation in Modern historiography. The new capital city of the Turkish Revolution renders a similar trajectory through which the city itself, Ankara, becomes almost an instrument of that ideological construction through the gaze of revolutionary … Continue reading
The formation of a ‘society’ was the major goal of the founders of the Middle East Technical University (METU) in Turkey, which was established in 1956 and became a significant source of intellectual, ideological and architectural capital for its region. The university was designed as a total entity, a three-dimensional modern grid spread over the … Continue reading
As manifested in the original Marxian tradition, environmental transformation is a complex process that necessitates a symbiotic metamorphosis of nature and society. It is therefore a social process; and the agencies’ interaction with nature, their mental conceptions and such perceptive experiences are shadowed under politics. Politics is the most assertive realm of change, being thoroughly instrumental … Continue reading
This essay arouse out of a new intellectual stream that specifically aims at understanding the role of politics in the perception of nature in American environmental design tradition. No doubt that a range of tendencies, movements, and styles in environmental design reflect certain perceptions and ideologies about the relationship of society to the natural world. … Continue reading
Zygmunt Bauman’s not so new and yet internationally acclaimed book on our global tendencies is still regarded highly as one of the pioneering sources into the sociology of globalization:[1] His timeless book, titled “Globalization; the Human Consequences”, in this respect, deserves a careful reading, an thus a thorough revisiting for comprehending the ever-expanding faculties of this … Continue reading
Contrary to the common argument that secularism is a by-product of the Enlightenment Project and a successor to religion, the recent arguments rather suggest that it in fact is a public practice that generates a perpetual relation to religion. It is also suggested that secularism constantly reproduces that unique relation so as to maintain its … Continue reading
“The time … is the time of humanity that has lost all continuity with humanity, of a humanity that no longer knows anything nor remembers anything, that lives in nameless cities with nameless streets or streets with names different from the ones they had yesterday, because a name means continuity with the past and people … Continue reading
Yakın dönem siyasi tarihimiz toplumsal çatışma ve bunların mekânsal izdüşümleriyle örülü; 28 Aralık 2011 günü Roboski halkının doğrudan yüz-yüze geldiği şiddet, hiç şüphesiz ki hafızalarımızdaki yerine alan önemli tarihsel arakesitlerden. Sınır bölgesinde, doğrudan devletin savaş makinalarıyla katlettiği 34 yurttaşımızın hafızamıza adeta kazıyarak bıraktığı iz, hiç silinmeyecek denli derin, travmatik ve toplumsal yüzleşmeyi/hesaplaşmayı sürekli göreve çağıran … Continue reading
1. Neden 101+[2] “Türkiye’nin yükseköğrenim siyasası ve stratejilerine bağlı olarak mimarlık eğitimi veren kurumlarında nitel ve nicel dönüşümlerin olduğu bir döneme tanıklık ediyoruz. Bu oluşum, hiç şüphesiz, sayısal anlamdaki dramatik değişime rağmen niteliksel dönüşümlerin eş-zamanlı edinilip edinilemediği endişesini de beraberinde getiriyor. İşte tam da bu noktada, mimarlık eğitimi veren kurumlar arasındaki iletişimi, dolayısıyla, bir anlamda … Continue reading
18 Kasım 2013 gecesi ODTÜ Yerleşkesi ‘ne devletin kolluk kuvvetleri ve belediyenin iş makinalarıyla yapılan gece baskını, ülkenin ve dahi kentin son 20 yıllık serüveninin neredeyse hülasası mahiyetindedir. Üstelik bir gün sonra Ankara şehremini tarafından dillendirilen ve gece baskınına bir anlamda müstehzi bir meşruiyet kazandıran sözler, salt başkentin planlama kararları ve ona bağıl üretilen mekânsal … Continue reading
Eylül 2013’den bu yana süregelen ve şiddetini yoğunlaştıran, kimilerine göre devlet ya da siyasi ve kimilerine göre ise bir rejim krizi yaşıyor Türkiye. Aslında, yaşadıklarımıza başka bir veçheden de bakabilmek olası: 18 aralık 2012 günü ODTÜ direnişi ile sınanan ve Haziran Gezi Olayları ile toplumsal bir muhalefete dönüşen kitlesel bir kalkışmanın özneleri ile, meşruiyetini her … Continue reading
Atlas mitik bir öznedir; Yunan mitolojisinde, işlediği semavi günâhlar nedeniyle büyük iktidarın, Zeus’un hışmına uğrayan ve yerküreyi her daim sırtlamaya mahkûm edilen bir isyankâr olarak addedilir ve söylenceler dünyasında “güce” denk düşer. Atlas aynı mitolojik anlatının nesnesidir de; yarı-kahramansı ve o nispette de bedensel olandır – cismanî ve dünyevidir. Eş zamanlı olarak, muktedir bedenin üstlendiği … Continue reading
Mekan Politik midir? (Is Space Political?) başlıklı bildiri, Jameson’ın mekanda politik temsiliyeti sorguladığı; gösterge ve simgesel anlam arasındaki kaypaklığı mimarlık üzerinden okuduğu önemli bir metindir. Bu yazısında Jameson, gösterge ve mimarlık arasında kurulan ilişki/ilişkisizlik benzeri tartışmaları, ustalıklı bir şekilde, başka bir mecraya çekmeye çalışır. Mimarlık ve politik temsiliyet arasında var olduğu savlanan örtüşüklük, salt biçem … Continue reading
Onsekinci Yüzyılda, bir sosyal mühendislik projesi olarak kurumsallaştırılan ve Jeremy Bentham’ın öncülüğünü yaptığı “Panoptik mekanlar”dan, Yirminci Yüzyılın hemen başında kapitalist sistemle örtüşmeye başlayan ve toplumsal ilişkilerin, imgeler dünyasının aracılığı ile kurulduğu, “izlencenin mekanları”na bir geçiş söz konusu. Panoptik mekan, Aydınlanma Projesi’nin tipik bir yan-ürünü olarak, yargının/yargılamanın akılcılıkla meşrulaştırılmasını, dolayısıyla beden ve ruhun terbiyesini içerirken; izlencenin … Continue reading
“Hız” ve ona bağıl “hareket”, mekansal üretim, dönüşüm ve hiç şüphesiz tüketimin iki temel unsurudur. Örneğin, Virilio’nun dile pelesenk olmuş sıralı üç devriminin ilki, hız ve hareketi araçsallaştırarak gündelik hayata sokuşturan makinanın (özelde demiryolu ulaşımının) kendisidir. Burada makina, gerçekliği olan cismani bir olgunun ötesinde sosyal bir metafor olarak da görülmelidir. Makina, bilindik olmayan bir algı … Continue reading
Katznelson, Marxism and the City (Marksizm ve Şehir) başlıklı eserinde, feodal düzenden endüstriyel kapitalist örüntüye geçiş sürecini, kentsel kuramlar bağlamında tartışmaya açarak, kapitalist ekonomi, ulus-devlet inşaası süreci ve modern kentin mekansal nitelikleri arasındaki kimi gizil bağları açığa vurmaya çalışır.[1] Okuyucu özellikle, 19ncu yüzyıldan başlayarak Batı Avrupa’yı etkisi altına alan endüstri devriminin dinamiklerini izleyerek, 19ncu ve … Continue reading
Mahrem ve kamusal alan arasında süregelen gerilim, gerçekte, modern toplumların sorunudur; üstelik bu gerilimi mekan üzerinden okuyabilmek olasıdır. Dolayısıyla, kentsel kamusallık ile bireyin atomize olmuş mahremiyeti arasına sıkışıp kalan mekan, salt mekansal betimlemelerin ötesinde, kuramsal çatkıları göreve çağırır ve tarihsel sınıflandırmalara göndermeyle, toplumların kamusal ve mahrem kategorilerine ayrışmasının nedenselliğini dışa vurur. Öte yandan, mahrem ve … Continue reading
Düşünsel gönencine karşın, tarihselciliğin iki temel eksende tanımlandığını savlamak, sanırız çok da yanıltıcı olmaz. Özellikle toplumbilim sözlüklerine bakıldığında, bu iki anlamın fazla kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde, ayrıntıyla betimlendiği görülecektir:[1] Birinci tanım, tarihselciliğin ideolojik bağlamını da açıklayan bir mecrayı imler; buna göre tarih, sosyal değişimi (social change) açıklayan kanunlar ve kuralların hükümranlığı altındadır; bir diğer … Continue reading
Walter Benjamin’in, “yazarın ölümünü” duyurduğu 1930’lardan bu yana, “özgün” olmayanla özdeşleşen popüler kültür, çoğu düşünürün uğraşısında özellikli bir yer tutuyor.[1] Kültürün sıradanlaşabilme niteliğini irdeleyen ve bu konuyu “çağdaş akademi”ye aktaran Raymond Williams’dan, popüler kültürü, politik bir başkaldırı olarak yorumlayan John Fiske kadar pek çok usta kültür bilimcisini burada saymak olası. Bütün bu düşünürlere göre, sanatçının … Continue reading
Fransız yakın dönem düşün insanlarından Jean Baudrillard’ın ölümünden hemen önce, ülke ülke, şehir şehir dolaşarak dile getirdiği görüşlerini derleme konusu yapan görece yeni bir kitapla söze başlamak isterim. 2010 yılında İngilizceye çevirisi yapılarak basılan ve “The Agony of Power” (Gücün Istırabı) başlığını taşıyan bu eser, Baudrillard’ın 1980’li yıllarda söylemsel olarak uzaklaştığı Marksist kurama yeniden dönüş … Continue reading
Mimarlık kültürü ortamının çeşitliliğine karşın, çelişkisel biçimde mimarlık eğitimi veren kurumlarda bu çeşitliliği yakalayabilmek olası değil. Gittikçe birbirine benzeyen, müfredatından kurumsal altyapısına kadar uzanan geniş bir yelpaze içerisinde, adeta birbirini yineleyen eğitim ortamları, zengin mimarlık tartışmalarının çok daha gerisinde bir niteliği içselleştirerek/normalize ederek, yüksek öğrenim alanında süregelen kimi temel sorunları yaygınlaştırmaktan öteye gidemiyor. Bu tür … Continue reading
Fransız düşünür Michel Foucault, söylem ve iktidar arasındaki kimi örtük ilişkileri sorgularken, muktedirin “dil” üzerinden kendi mevcudiyetini nasıl inşa ettiği ve bu süreç içerisinde söylemsel pratikler aracılığı ile toplumsal bir meşruiyet edinimini hangi yöntemlerle kurguladığını anlatır. O’na göre, muktedir olmanın en yalın yolu, dili, söylemsel pratikler üzerinden maddi bir dünya ile üst üste çakıştırmayla olasıdır. … Continue reading