//
you're reading...
agency, ankara, resistance, yorum

Şiddet ve Şiddete dair Sarkastik Temayüller [ya da “Dün gece arkadaşlar bana da sürpriz yapmışlar…Bir gece de ODTÜ yolunu açmışlar. Ankara’mıza hayırlı olsun..”]*

[Polis şiddeti devam ediyor: son 48 saat içerisinde yitirdiğimiz iki yeni can, Uğur Kurt (21 Mayıs 2014) ve Ayhan Yılmaz (22 Mayıs 2014), kentlerimizde ivme kazanan devlet şiddetinin son bedelleri oldu.]

[Polis şiddeti devam ediyor: son 48 saat içerisinde yitirdiğimiz iki yeni can, Uğur Kurt (21 Mayıs 2014) ve Ayhan Yılmaz (22 Mayıs 2014), kentlerimizde ivme kazanan devlet şiddetinin son bedelleri oldu.]

18 Kasım 2013 gecesi ODTÜ Yerleşkesi ‘ne devletin kolluk kuvvetleri ve belediyenin iş makinalarıyla yapılan gece baskını, ülkenin ve dahi kentin son 20 yıllık serüveninin neredeyse hülasası mahiyetindedir. Üstelik bir gün sonra Ankara şehremini tarafından dillendirilen ve gece baskınına bir anlamda müstehzi bir meşruiyet kazandıran sözler, salt başkentin planlama kararları ve ona bağıl üretilen mekânsal dönüşümünün ötesinde, yönetme biçimini tüm çıplaklığı ile yansıtan kötücül bir niteliğe de haizdir. Otoyolun medeniyet addedildiği bir siyasetin arkasında ne tür bir ekonomi-politiğin olduğunu kestirmek zor olmasa gerekir; ancak bizi burada daha da zorlayan, genel-geçer addedilen ekonomi-politiğin Türkiye bağlamında her tür etik ve ahlaki normdan uzak ve “ben yaptım oldu” şiarıyla işlerlik kazanmasıdır. ODTÜ Ormanı’na Üniversite bileşenlerinin rızası olmadan uygulanan şiddetin, Türkiye’de süregelen hegemonik ilişkilere dayalı bir şekilde cereyan ettiğini, bu noktada rahatlıkla iddia edebiliriz. Nitekim bu kısa metnin kaleme alındığı haftalarda, Soma’da katledilen 300’den fazla emekçinin ne tür bir acımasız şiddete maruz kaldığı, hepimizin malumudur—daha da ötesi, olay sonrası devletin kolluk kuvvetleri ve doğrudan siyasi irade ve siyasi iradeye yamanan yancı özneler tarafından reva görülen uygulamaları da yabana atmamak gerekir. Dolayısıyla ODTÜ Ormanı, devlet ricali ve yerel yönetimin unsurlarınca, adeta David Harvey’in “yaratıcı yıkım” (creative destruction) olarak tanımladığı, kent toprağına bağlı sermaye birikimini doğrular bir biçimde şiddete maruz bırakılmış, yıllar boyu kendi eko-sistemini oluşturmuş alanı yerle yeksan eylemiştir – içinde barınan her tür fauna ve flora ile birlikte. ODTÜ Ormanı’nın talan edilmesini önlemeye çalışan çevreci öğrenci hareketinin ve baskın gecesi gönüllü gruba destek vermek amacıyla toplanan konuya müdahil tüm bileşenlerin de, biber gazından ya da plastik mermiden nasibini aldığını söylememize, sanırız gerek yok.

Gerçekte, ODTÜ Ormanına reva görülen gece baskını ve akabinde devasa iş makinalarıyla yapımına konulan otoyol Ankara’da alışılagelmiş bir tür siyaset yapma biçiminin yalın tezahürlerinden birisi olarak görülmelidir. Yukarıda kısaca değindiğimiz gibi, bu siyasetin arkasında var olan ve neredeyse artık “sınıf şiddetine” meşru bir zemin kazandıran kapitalist düzeneğin varlığını ise, reddetme şansımızın olmadığının ayırdındayız; üstelik, hafriyat, alt-yapı, otoyol, AVM, rezidans, ofis kulesi, vb. gibi mekânsallaşma stratejilerinin Türkiye’nin neredeyse biricik seçeneği haline geldiğini, kentsel toprağa bağlı sermaye birikimi modelinin ise, tek geçer akçe misali 1980’lerden bu yana, özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyük kentleri yeniden biçimlendirdiğinin bilincindeyiz – bu noktada, neo-liberal belediyeciliğin eleştirdiğimiz sermaye birikimi modeli için biçilmiş kaftan olduğu, sayısız kez akademik yazın çevreleri tarafından yinelendi. Dolayısıyla, 1980 sonrası kentleşme “mod”ları üzerine uzun uzadıya bir tahlil yapmanın bu özet metnin amaçlarını aşacağını söylemeliyim. Öte yandan, Ankara’da süregelen kentleşme ile ilgili ilave tahlillerin yapılmasında, özellikle son 20 yılda cereyan eden yönetme ve yapma biçiminin adının konulmasında da yarar var: çoklu-moderniteler tartışmasına başat yeni kavramların, söylemlerin Ankara’da vuku bulan kentleşmenin içsel dinamiklerini anlayabilmek adına işlerlik kazandırılması gerekiyor. Gerçekte “nevi şahsına münhasır” ya da “Alaturka” bir modernleşme projesi başkent Ankara’yı uzunca bir süredir boyunduruğu altına aldı ve “taşra” modernleşmesi olarak da addedilecek bir içerikle, nüfusu beş milyonu geçen ve İstanbul’dan sonra Türkiye’ye ikinci katma değer üreten metropol alanı hızlıca biçimlendiriyor – üstelik şiddet marifetiyle, sosyal ve kültürel dokusunu da dönüşüme hızla zorlayarak. Bu tür modernleşme serüveninin ardında yatan nedenselliğin keşfinin zor olmadığını söyleyebiliriz; yeni sermaye sınıfı ve bürokratik elitin, tüm aşkıncı (kendilerine göre Modernist!) söylemlerine karşın içsel bir muhafazakâr “fıtrata” haiz olduğunu biliyoruz ve yerinden yönetimin asli unsurlarının da bu tür ideolojik saiklerden özellikle kurtulamadığını rahatlıkla iddia edebiliriz. Şiddet sarmalının ardında yatan bu muhafazakâr yapı, sözde “modern kent” tahayyüllerini kuran ve aynı zamanda bu kurma sürecinin ahlakını da yapan bir gücü ihtiva ediyor. Dolayısıyla, hem tahayyül ve hem de yapma edimi kaba muhafazakârlığın sınırlarını aşamayan, teknokratik bir kısırlığı çağrıştırıyor ve “kıymeti kendinden menkul” kültürel kodların tekrarını talep eden bir minvalde ilerleyebiliyor.

Sanırım, ODTÜ Yolu olarak anılan yeni otoyolun isminin, bir gece içerisinde belediyece “1071 Malazgirt Bulvarı” olarak değiştirilmesi, yukarıda zikrettiğim biçimiyle, kendi kültürel kodları içerisinde boğulmaya mahkûm bu yeni muhafazakâr kentleşme tahayyülünü çok iyi örnekliyor. Öte yandan, bir gün sonra aynı yolun, ODTÜ öğrencileri tarafından “1917 Ekim Devrimi Yolu” olarak adlandırılması ise, yerel yönetimin uygulamaya koyduğu şiddetin kolay hazmedilmeyeceğinin de bir habercisi olarak değerlendirilmeli. Yolun ismi, değişen öznelere bağlı olarak ve anlık biçimde ne konulursa konulsun, belediye başkanımızın da ifade ettiği gibi, “…dün gece arkadaşlar bana da sürpriz yapmışlar… Bir gece de ODTÜ yolunu açmışlar. Ankara‘mıza hayırlı olsun…”

Notlar

*Arredamento Mimarlık dergisi tarafından Haziran 2014 sayısı için hazırlanan “Ankara’da Neler Oluyor” temalı dosya için kaleme alınmış metinden derlenmiştir.

 

 

 

 

 

Advertisements

About gasmekan

http://archweb.metu.edu.tr/

Discussion

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

Monthly Taxonomy

Categories

Advertisements
%d bloggers like this: