//
you're reading...
culture, deneme, history, identity, ideology, memory, praxis, public, yorum

Bir Ütopya Mekânı: ODTÜ Yerleşkesi*

odtu devrim

Kuruluşumuzun 60. Yılını kutlamak üzere düzenlenen konuşma serisi kapsamında, iki önemli isim Haziran ayı içinde yerleşkemizi ziyaret etti; ve bu süreç içinde tanıklık ettiğim bir olayla sözlerime başlamak isterim: Batı merkezli olmakla birlikte, ana-akım mimarlık kuramı ve eleştirisi ile “eleştirel teori” ve kültürel çalışmalar alanlarını başarıyla harmanlayan ve eğitim ve araştırmalarına ABD’nin saygın üniversitelerinde devam eden Mark Wigley ve Beatriz Colomina, Mimarlık Fakültesi’nin bu mecraya aşina lisansüstü öğrencileriyle hemhal olurken, Wigley’in yerleşkeye ilişkin, yüksek sesle dillendirdiği yorumu dikkat çekiciydi: Wigley, “her üniversitenin bir hikayesi var, bu yerleşkenin teması ise yeşil, orman” diyerek, çoğumuzun kadrini bilmez bir biçimde tükettiği yerleşkemize ilişkin öz sözleriyle, vurucu ve bir o kadar da kolektif belleğimizi zorlayıcı bir uyarıda bulundu.

Wigley’in yerleşkeyi mekânsal anlamda hızla okumasının ardında iki temel akademik güdünün olduğunu savlamak yanıltıcı olmayacaktır; birincisi, ODTÜ yerleşkesi sanayi devrimine dayalı kentleşme pratiklerine başat toplumsallığı öngören mekânsal ütopyaların izlerini taşır; neredeyse edenik bir tahayyülü içeren Virginia  Üniversitesi yerleşkesi ve onun “ideolog mimarı” Jefferson’ın yeşil temalı mekânsal örgütlenmeye ve üniversitenin tüm bileşenleri arasında yeni düzen sosyal örüntüler kurmaya yönelik tasarım anlayışı, ODTÜ yerleşkesinin kurucu öğeleri olmuştur. Yerleşkenin mekânsal tarihine göz gezdiren herkes, Amerika’ya özgü üniversite yerleşkesi kültünün ne denli kurumsal bir ustalıkla yerelleştiğine ve Anadolu bozkırının yukarıda zikredilen mekânsal kurgu ve toplumsal tahayyüle göndermeyle nasıl ve hangi planlama, tasarım saikleriyle dönüştürüldüğüne tanıklık edecektir.[1] Tam da bu noktada ikinci akademik güdüye ilişkin notlarımı paylaşmak isterim: Yeni bir toplumsal örgütlenme ve öngörülen sosyal pratikler, tıpkı Jefferson’ın hayalindeki gibi, çoğulcu, eşitlikçi, sınıfsız ve neredeyse imtiyazsız, özerk ve özgür bir toplumsallığı göreve çağırır; herkese hocam diye seslenildiği ve fakat hepimizin aklen, bedenen, vicdanen özgürleştiği bu yeni toplumsal model ile yerleşkenin mekânsal kurgusu arasındaki bağ görmezden gelinemeyecek kadar kuvvetlidir ve sözü edilen örüntü hepimizin gündelik pratikleriyle yeniden üretilir.

Yerleşkenin teması yeşildir, ormandır; ancak temel planlama ilkeleri, bir diğer deyişle, özgürce ufukta kaybolan serbest vezin bozkıra başat ortogonal düzeni, mütemadi yaya omurgası, su ve yeşille güçlendirilmiş doğrusal hatları, yarı-açık mekânsal örgütleyici arkadları, gizil ya da değil avluları ve sözü edilen kurucu elemanları güçlendiren mimarisi, yukarıda özetlenen toplumsal tahayyülü, bir “ütopya mekanını” özellikli kılan ayrıcalıklı öğeler olarak kabul edilmelidir. 1960’lar Modernizmini özgün bir biçimde ve fakat yerelleştirerek inşa eden, mütevazi, olabildiğince süsten-bezemeden, taklitçi atıflardan uzak yalın mimarisi, yerleşkeyi salt kendi coğrafyasına bağıl mimarlık kültürü açısından değil, uluslararası bağlamda da özellikli kılar; bugün yerleşkenin çağdaş literatürde, “öteki/çoklu Modernleşmeler” kapsamında değerlendirilmesi boşuna değildir; ne de olsa ODTÜ yerleşkesi bir Modernleşme Projesi, hatırı sayılır bir toplumsal kalkınma modelidir.

Bugüne değin yerleşkenin sayısız güzellemeye mazhar olduğunun ve hatta ödüllendirildiğinin ayırdındayız; bununla birlikte her seferinde kendini yeniden ve fakat sınayarak kuran, güncel ve çağcıl mimarlıktan uzaklaşmadan, toplumsal taleplerini yeni-akım tasarım becerisi ve özellikle kendi öz evlatlarının mimari arayışlarıyla bütünleyen bir mekânsal sürekliliği yakalamak söz konusudur. Özgün yerleşkeden başlayarak yeni yerleşke, Teknokent ve benzeri gelişim alanları, birbirinden görece bağımsız duran ancak hep aynı hikayeye iman eden bir tür mimarlığı üretmekten kendisini alıkoyamaz: özetle, ODTÜ yerleşkesi bir Modernleşme iddiasıdır.

Notlar

*Üniversitenin kuruluşunun 60. yılı kapsamında özel sayı olarak hazırlanan ODTÜLÜ Dergisi  [60. Sayı] için kaleme alınmıştır.

[1] Güven Arif Sargın & Ayşen Savaş, “University is a Society; An Environmental History of the METU Campus”, JoA-Journal of Architecture, Vo.18, No.1, Routledge/Taylor and Francis, 2013: 79-106.

 

 

Advertisements

About gasmekan

http://archweb.metu.edu.tr/

Discussion

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

Monthly Taxonomy

Categories

Advertisements
%d bloggers like this: